metristepe ~ 23 Ocak 2012 ~ Eğitim, Genel, Güncel
Bilecik Eğitim Derneği Başkanı- Eğitimci-Yazar Tekelioğlu öğrencilerin karnelerini değerlendirirken velilere tavsiyelerde bulundu.
Sevgili anne ve babalar; Sizin okul yıllarında karnelerinizde hiç zayıfınız olmadı mı? Zayıflarınız olduğunda annelerinizin ve babanızın olumsuz davranışlarından etkilenmediniz mi? Çocuğunuzun başarısızlığında sizin payınız yok muydu? Lütfen bu soruları cevapladıktan sonra öğrencilerinizin karnelerindeki zayıfları sorgulayın…
2011-2012 Eğitim-öğretim yılının 1.kanaat dönemini tamamlamış bulunuyoruz. Dört aylık dönemin bilgi ve davranış değerlendirmeleri karne adı altında öğrencilerimize verildi. Anne-babalar karnelerin değerlendirmesini yapıyorlar. Takdir belgesi alamayan çocuğu için neden takdir alamadığı, teşekkür belgesi alamayan çocuğu için neden teşekkür alamadığının hesabını soracaklar. Karnesinde zayıf olan çocuklarımızın işi biraz daha zorlaşacak. Neden zayıf aldığı sorgulanacak, bazı velilerimiz çocuğuyla güzel güzel konuşmak yerine kaba kuvvet kullanarak telafisi mümkün olmayacak ve çok pişman olacağı durumlarla karşılaşacak.
Şu sorulara mantıklı bir şekilde cevap arayalım. Biz öğrencimizin karnesindeki notlarının neden yüksek olmasını istiyoruz? Öğrencimizin geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmesini istediğimiz için mi, yoksa eşe dosta hava atmak için mi? Hepinizin söyleyeceği tabi ki çocuklarımızın geleceğinin sağlam temeller üzerine oturması için başarılı olmasını istiyoruz cevabı olacaktır. Maalesef ön planda tuttuğumuz şey çocuğumuzun başarısı ile övünmek, bilhassa annelerin gün ve toplantılarında diğer bayanlara karşı sözüm ona sükse yapmak ve hava atmak yer almaktadır. Karnesinde zayıf olana öğrenci velisinin (anne ya da babasının) ilk tepkisi şimdi ben eşe dosta, arkadaşlarıma ne diyeceğim olmaktadır.
Karnelerdeki zayıf ya da zayıflar her şeyin bittiğini göstermez. Daha planlı ve sistemli çalışmanın neticesinde öğrencilerimiz ikinci kanaat döneminde zayıflarını kurtaracaklardır.
Uzun yıllar eğitime hizmet vermeye gayret gösteren emekli bir eğitimci olarak öfkelenmenin, bağırmanın hatta dövmenin çocuğu olumlu etkilemenin ötesinde onun okula karşı nefretle bakmasına, hatta anne babanın olumsuz davranışlarından kurtulmak için evden kaçmasına, kendisine istenmeyen davranışları yapmasına sebep olacaktır.
Anne-baba olarak zayıfı olan çocuklarımıza ne yapmalıyız? Sorusuna cevap olarak çocuğumuzu karşımıza alarak zaman zaman karnelerde zayıf olabileceğini, okul yıllarında kendilerinin de karnelerinde zayıf olduğunu açık yüreklilikle söylemelidir. Çocuğa zayıf derslerin gelmesinde veli olarak kendilerinin payı bulunup bulunmadığını, nasıl bir çalışma yapsaydı bu zayıfların gelmeyeceği tatlı bir dille sorulmalıdır. İkinci kanaat döneminde başarıya ulaşmak için birlikte plan yapılmalı ve öğrenci heveslendirilmelidir.
Saygı değer veliler; Biz bize konuşalım. Okul yıllarımızda bizlerin de karnesinde zayıf yok muydu? Elbette vardı. Babamızın tepkisine karşı bizim çektiğimiz sıkıntıları unutup, bize yapılan olumsuz davranışları biz niye çocuğumuza uyguluyoruz? Geçmişteki hataların unutulması geleceğe daha umutlu bakılması en isabetli davranış olacaktır.
Nasıl ki kış mevsimini yaşamadan ilk baharın güzelliğini anlayamıyorsak, üzüntüyü tatmadan sevincimizin kıymetini anlayamıyorsak, kötülükleri görmeden iyililerin zevkine varamıyorsak, çocuklarımızın ara sıra karnelerindeki zayıflar görmeden onların başarılarının farkına varamayız. Önemli olan geçmişin hatalarından ders alarak gelecekte başarılı olmanın yollarını aramalıyız. Zayıflar telafi edilir, kaybedilen mal, mülk tekrar kazanılabilir, hastalıklardan kurtulup sağlığımıza kavuşabiliriz. Ama şunu asla unutmayalım ki kaybettiğimiz çocuğumuza tekrar kavuşmak mümkün değildir.
Şubat tatilinin öğretmenlerimiz başta olmak üzere tüm öğrencilerimize ve velilerimize sağlık ve mutluluklar getirmesini temenni ediyorum.
Etiketler: karne, muzaffer tekelioğlu, öğrenci, veli